Kıbrıs’ta Ayrıştırma Kimin İşine Yarıyor?

Kıbrıs’ta Ayrıştırma Kimin İşine Yarıyor?
Kıbrıs meselesi yıllardır Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği platformlarında konuşuluyor. Ancak şu soruyu sormadan ilerlemek mümkün mü? GKRY, bu platformlarda Kıbrıs Türklerinin haklarını savunuyor mu, yoksa yalnızca kendi tezlerini mi dayatıyor?
Cevap açık. GKRY, BM ve AB nezdinde Kıbrıs Türklerini eşit kurucu ortak olarak değil, azınlık olarak konumlandıran bir siyaset izliyor. Mülkiyet, enerji, egemenlik ve temsil konularında Türk tarafının haklarını savunmak bir yana, bu hakları sistemli biçimde görmezden geliyor. Peki buna rağmen, aynı dili, aynı dini, aynı tarihi ve kültürü paylaştığımız Türkiye varken, Kıbrıs Türklerinin dış güçlerin ayrıştırıcı politikalarına kapılması kimin yararınadır?
Fonlar Masum mu, Seçici mi?
Avrupa Birliği ve GKRY kaynaklı fonların “sivil toplum” adı altında KKTC’de hangi alanlara yöneldiği dikkat çekicidir. Bu fonlar;
- Türkiye karşıtı söylem üreten projelere
- “Kıbrıslılık” üst kimliğiyle Türk kimliğini silikleştiren çalışmalara
- 1974 Barış Harekâtı’nı “işgal” olarak tanımlayan yayın ve etkinliklere destek verirken, Türkiye ile stratejik iş birliğini güçlendirecek, Anavatan–Yavruvatan bağını pekiştirecek hiçbir projeye fon sağlamamaktadır.
Bu bir tesadüf müdür? Elbette hayır.
GKRY, fon sağladığı hiçbir alanda kendi çıkarlarıyla çelişmez. Örneğin:
- Türk askerinin garantörlüğünü meşrulaştıran projelere destek vermez.
- KKTC’nin egemenliğini savunan akademik ya da hukuki çalışmaları fonlamaz.
- Doğu Akdeniz’de Türkiye–KKTC ortak tezlerini güçlendirecek girişimlere kaynak ayırmaz.
Çünkü fon, burada bir destek değil, yönlendirme aracıdır.
Asıl Tehlike: İçten Ayrışma
Türkiye ile KKTC arasındaki bağı zayıflatmak, askeri ya da diplomatik baskıyla değil; algı, medya ve STK’lar üzerinden yapılmaktadır. Oysa tarihsel gerçek şudur: Türkiye olmadan KKTC’nin güvenliği, KKTC olmadan Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki egemenlik hattı eksik kalır.
Ne Yapılmalı? Somut Tavsiyeler
Artık savunmada değil, ortak akıl ve ortak yapı aşamasına geçilmelidir.
- Türkiye ve KKTC, ortak STK fon mekanizmaları kurmalıdır.
- Gençlik, medya, akademi ve hukuk alanlarında birlikte finanse edilen projeler desteklenmelidir.
- AB fonlarına alternatif olarak, Türkiye–KKTC ortak sivil diplomasi havuzu oluşturulmalıdır.
- Kimlik, egemenlik ve tarih konularında tek sesli, koordineli bir söylem geliştirilmelidir.
- 🇪🇺 AB fonu = yumuşak güç, yönlendirme, kimlik alanı
- 🇹🇷 Türkiye yatırımı = altyapı, güvenlik, kalıcılık
AB: bireyi fonlar, devleti değil.
Türkiye: devleti ve geleceği inşa eder.



